/yazmak/ dediğimiz şey bu kıymetli pacella! bazen bir tek kelime, bir cümle yeter meramımızı anlatmaya..şiir ya da nesir, hangisiyle yazarsak yazalım onlar; dünyaya, hayata, kâinata, tabiata, insana dair insanı etkileyen her ne varsa, duyguları en kestirme yoldan ifade edebilmenin yegâne yolu olan /edebiyat/ dediğimiz şeyin özüdür!.duyularla algılayabildiğimiz her şey yazmaya sevk eden birer fenomendir. insan bunlardan ayrı duramaz, etrafında olan bitene duyarsız kalamaz ve bunu da en iyi şekilde yazarak karşılayabilir..bir yazar değilim kıymetli pacella, hâşâ, bir edebiyat adamı, bir üstad ise hiç!.sadece tanınıp bilinme gibi hiç bir endişe taşımadan
uzun uzun kendime yazdığımı biliyorum ve kendimce..uzun yıllar sonra da bir pencere vasıtasıyla, kendi içimizde yaşadığımız kendimizce büyük fırtınaları, çalkantıları daha fazla orada tutamamaktan olsa gerek dayanamayıp seslenme ihtiyacı duyduğumu biliyorum, hepsi hepsi bu!.yazmaya dair bildiğim bir tek şey var ki o da zaten herkesin bildiği bir şey..geçmişten bugüne okuduğum her ne kişi ya da eser varsa onlardan çıkardığım şey; o eserleri ortaya koyanların insan ve hayata dair her ne varsa onları herkesten biraz daha fazla duyumsadığı, özümsediği, önemsediği ve daha bir derinliğine indikleriydi..anladım ki o derin etkilenme, o yoğunlaşma yazdırıyor onlara..bugün bize o eserleri okutturan saikin altında yatan şey de bu zaten..yazma konularını kategorize etmek elbet hiç mümkün değil!.mikro yada makroo kosmosun dahilinde büyük ya da küçük, ön planda yada ayrıntı dediğimiz, insanı, kalbini, ruhunu az ya da çok, etkileyen her ne varsa yazım dairesinin içinde yer alır..kimi müesssir için ilk hareket noktası /insan/dır..doğru bir başlangıç noktasıdır..ondan hareket ettiğinde sonrası da kolayca gelir zaten../Allah, kainat, tabiat, hayat, hadisat/, ardından; /düşünce, dünya, şehir, kadın, erkek, savaşlar, tasavvuf ve yine insana dair aklımıza geldik gelmedik ne varsa, hepsi yazma konusu dahilindedir..neyi dilerseniz, hangisine yöneltirseniz kalbinizi kaleminizi yazarsınız, yazabilirsiniz. tercih de sizin olduğu gibi hisleriniz de size aittir ve gönlünüzce yazmak, yazabilmek, yazıyor olmak gibi, kimsenin müdahale edemeyeceği bir ihtiyarınız da vardır../anlamaya çalışmak, anlamak ve sonunda etkilenip yazmak, yazmakla da etrafa seslenmek yoluyla iletişim kurmak ve paylaşmak/tır yazmanın özü..bunlar sizde var..duyarlı bir kalbe sahip edilmişsiniz, haliyle şu insana dair her ne varsa sayılan, bunlardan etkileniyorunuz ve kısa ya da uzun, az ya da çok, yazıyorsunuz da zaten..sizi etkileyen bir konuda, tek kelime olsun yazıyorsanız yazamadığınız zannına kapılmak için bir neden kalmıyor geriye..yazma konusunda yalnızca kalbinizi dinleyin, duygularınızı üzerinde yoğunlaştırıdınız konuda dilediğiniz gibi yazın, ki bunun üzerine kimsenin tek bir söz bile etme gibi bir lüksü ya da hakkı da yok!.ancak yazdıklarınız ve paylaştıklarınız üzerinde eleştiri yapabilme hakları zuhur eder ki, bunu da kırıcı dökücü olmadan, nezaket gereği yapıcı mahiyette yapmak zorundadırlar ki yazan da zaten buna açıktır..
kıymetli pacella!.tek kelime bile şiirdir..bir anlatım için yeterlidir..yazmak için gerkene tek şey ise; algılamaya, anlamaya çalışmak ve üzerinde duygularla yoğunlaşmaya çalışmaktan öte bir şey değil..bu da zaten var ve bunu başarabiliyorsunuz da!.yazmak için birikiminiz, donanımınız ve imkânınınız var..
o halde geriye kalan tek şey; içinizde beliren yazma isteğinizin derecesidir..
hoca ya da üstad payesini alabilecek biri olmadığımı bilmekle beraber, içten sözleriniz için kalbimle teşekkür ediyorum..ayrıca bizi ne üzdünüz, ne kafamızı karıştırdınız ve ne de en küçük bir rahatsızlık verdiniz, hâşâ..bilakis sevindim yazmanıza..size şu sayfalar dışında da yazmayı isterim..
yazmaktan vazgeçmeyin..duyarlı bir yürek için konu zorluğu sıkıntısı diye bir engel asla yoktur..etraftaki gördüğünüz, hissettiğiniz, anladığınız her şey yazmak için mükemmel vasıtalardır..yani ki yazmak için çokça nedeniniz var kıymetli pacella!.siz de Allaha emanetsiniz..
selam ile.. |