Uzun ve yorucu bir yolculuktur hayat.
Karı var, boranı var, soğuğu var,sıcağı var...
Yürünen yol yokuştur,zahmetlidir,engebelidir.
Her köşe başında çirkinlikler, zalimlikler,
çirkeflikler pusudadır.
Her şeyinle,
aklınla,beyninle,duygularınla,vücudunla kathettiğin bu yol yorar insanı.
Bedenin yorulur,ruhun yorulur.
Yalnızlıklarında kalabalıklar boğar seni.
Kalabalıklarda yalnız kalırsın kimi zamanlar.
Durmak,
zamana kilit vurmak,
bir soluklanmak,
bir dinlenmek ister insanın ruhu arada...
İşte o anlarda,
muhakemeye çekersin kendini,kıyaslarsın,sorgularsın,yargılarsın...
Kendini farklı kılarsın diğerlerinden,ya da ortak yanlarını tespite koyulursun.
Sonuçta,
hiç değişen bir şey yoktur.
Bir yolculuktur yaşanan,
yürünen menzil hep aynıdır.
Kimi önde gider,kimi arkaya kalır.
Kimi hızlı varır,kimi geç ulaşır.
Ama,
sonuçta yoktur zamanın,şeklin,yürüyüş hızının anlamı.
Sur bir kere çalacaktır.
NOt.Diğer yorumumu siler misin? |